Çünkü;

  1. Her projeyi sanki ilk projeymiş gibi heyecanla karşılarız.
  2. Felsefemizi “iletişim yoksa hayat yoktur” cümlesi özetler.
  3. Çalışmayı bir zorunluluk değil, hobi olarak görürüz.
  4. İş anlayışımız: “Hayallerimizi gerçekleştiriyoruz ve arkadaşlarımız da bize yardım ediyor.”
  5. Sorumluluğa önem veririz. Ancak bizim için sorumluluk almak, asık suratlı bir ciddiyetle iş yapmak anlamına gelmez.
  6. Kararları kapalı kapılar ardında almayız. Kapılarımız açık, kararlarımız şeffaftır.
  7. Yasa ile etik arasında kalırsak “etik olanı” seçeriz. Ama ikisi arasında kalmasak iyi olur.
  8. Alanında en iyilerle çalışırız, işlerin en iyisi için uğraşırız.
  9. Her işe koşarız, hızlı koşarız.
  10. Her farklılığın içinde “benzerlik” olduğuna inanırız. Önce benzerlikleri ararız.
  11. “Başkasına” bırakılan her işte, “o başkası” biziz.
  12. Kimseyi zorla çalıştırmayız.
  13. Teknolojiyi kullanmamız, bahçede domates, biber yetiştirmemizi engellemez.
  14. Pazartesi sendromumuz yoktur, çalışmaktan anladığımız keyif almaktır.
  15. Bir kıyafet kuralımız yoktur. Ama güzel giyinenleri görmeyi severiz.
  16. Hafta içi projeler üzerinde, hafta sonu gezi programları üzerinde çalışırız.
  17. Arabamız benzinsiz (mazotsuz) çalışır ama biz çay olmadan çalışmayız. Ankara simidi varsa, değmeyin keyfimize.
  18. Ülkelerle, dillerle, dinlerle, sınırlarla ilgilenmeyiz. “İnsan” olması yeterlidir.
  19. Sonuç olarak, “Değerlerimizle çelişen işler yapmayız.”